TEMMUZ 2018

RT @SozcuKultur Orkestra şefi Nader Abbassi'nin Omar Khairat'ın 'The Case of Am Ahmed' eserini icra ettikleri sırada hem orkestrayı… twitter.com/i/web/status/1…

About 49 minutes ago

Gün: 15 Haziran 2018

“Ormana gittim. Çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Hayatı tatmak ve yaşamın iliğini özümsemek istiyordum. Yaşam dolu olmayan her şeyi bozguna uğratmak için. Ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamamış olduğumu fark etmek için...” #nature #avatar (instagram)

Gece, Leyla'yı ayın on dördü Koyda tenha yıkanırken gördü. "Kız vücudun ne güzel böyle açık! Kız yakından göreyim sahile çık!" Baktı etrafına ürkek, ürkek Dedi:"Tenhada bu ses nolsa gerek?" "Kız vücudun sarı güller gibi ter! Çık sudan kendini üryan göster!" Aranırken ayın olgun sesini, Soğuk ay öptü beyaz ensesini, Sardı her uzvunu bir ince sızı; Bu öpüş gül gibi soldurdu kızı. Soldu, günden güne sessiz, soldu! Dediler hep: "Kıza bir hal oldu!" Ta içindendi gelen hıçkırığı, Kalbinin vardı derin bir kırığı. Yattı, bir ses duyuyormuş gibi lal. Yattı, aylarca devam etti bu hal. Sindi simasına akşam hüznü, Böyle yastıkta görenler yüzünü, Avuturlarken uzun sözlerle, O susup baktı derin gözlerle, Evi rüzgar gibi bir sır gezdi, Herkes endişeli bir şey sezdi. Bir sabah söyledi son sozlerini, Yumdu dünyaya ela gözlerini; Koptu evden acı bir vaveyla, Odalar inledi: "Leyla! Leyla!" Geldi koy kızları, el bağladılar... Diz çöküp ağladılar, ağladılar! Nice günler bu seametli ölüm, Oldu çok kimseye bir gizli düğüm; Nice günler bakarak dalgalara, Dediler: "Uğradı Leyla nazara!" (instagram)